Minimal Öykü Nedir?

2,319 Toplam Okunma

Minimal öykü… Adı üzere ve Türk edebiyatında adlandırıldığı biçimde çok kısa öykü, kısa kurmaca, minik öykü, küçürek öykü… 1960’lı yılların ardından Richard Brautigan ve Spencer Holst gibi yazarlar tarafından bu türde eserler verilmeye başlanmıştır. Küresel dünya anlayışının hâkimiyetini artırdığı, hızlı tüketim furyasının etkili olduğu bu dönem için de uygun bir tür olarak karşımıza çıkar minimal öykü.

Minimal öyküde okuyucuya bir hayat felsefesi aşılamak, doğru yolu göstermek, gerçeği olduğu gibi yansıtmak ya da dolu dolu bir coşumculuk örneği sergilemek hedeflenmez. Öykülerin çağrışım gücü okuyucunun algı dünyasına göre değişkendir, çeşitlilik gösterir. Çünkü anlatım kısa olduğu kadar yoğundur da. Yani “ne var bunu yazmakta, altı üstü birkaç cümle” dememek lazım. Minimal öyküde yazarın dile hâkimiyeti, duygu ve düşünce derinliği belki de en önemli faktördür.

 

Edebiyatımızın Minimal Öykü Ustası: Ferit Edgü

Minimal Öykü Nedir ve Ferit Edgü
Ferit Edgü

Türk edebiyatında Vüs’at O. Bener, Hulki Aktunç, Tezer Özlü, Refik Algan gibi yazarlarımız bu türde tartışılmaz güzellikte eserler vermişlerdir. Fakat küçürek öykü denince akla gelen ilk isim, hiç kuşkusuz, Ferit Edgü’dür. Binbir Hece, Doğu Öyküleri, İşte Deniz, Maria ve Do Sesi adlı kitaplarında topladığı birçok küçürek öyküsü vardır. Yazarın minimal öyküleri şiirsel düz yazı biçimindedir ve anlatımı oldukça yoğundur.

 

Gelelim Örnek Hikâyelere…

 Öç (Ferit Edgü)

“Köyün en hoppa kızını, köyün en aptal gencine verdiler. Sayısız çocukları oldu ama hiçbiri o aptal gençten değildi.”

Kaçınılmaz  (Ferit Edgü)

“Sırtını dünyaya döndü. Önünde dünyayı gördü.”

 Ernest Hemingway’den

“Satılık: bebek ayakkabıları, hiç giyilmemiş.”

Edebiyatta daha yeni türler, daha yeni tatlar demektir. Nice yeniliğe…!

Yazar admin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir