7 Unutulmaz Şiiriyle 24 Yıl Önce Aramızdan Ayrılan Metin Altıok

1,538 Toplam Okunma

2 Temmuz 1993’te Madımak olayları esnasında ağır yaralı olarak kurtulan ancak 9 Temmuz günü Ankara’da vefat eden şair Metin Altıok aramızdan ayrılalı 24 yıl oldu bugün.

Biz de sizleri bütün ideolojik/mezhepsel tartışmaların ötesinde, şairin en güzel şiirleriyle buluşturmak istedik. Buyrun…

 

SİS

Özenle boyadim ipligini sevginin,
Gidip de bulamamanin incinmiş rengine.
Sisi gümüş bir rüzgârla tepelerden egirdim,
Dokudum yalnizligin bu serin kumaşini,
Sesime ayriliklardan bir gömlek diktim.
Ölümü tastamam ezberledim de geldim,
Dilimde bu buruk türkü tadiyla
Bilmem ki buradan nereye giderim.

Sonunda kendime bir top yangin edindim,
Solugumla besledim dudagimin ucunda.
Ömrümün külüydü savrulan hep ardimda,
Örterek yavaş yavaş biraktigim izleri
Yanmiş bir günün sürüklenen kanatlariyla.
Koştum, durmadan koştum o küçük yanginimla,
Adimin çaresiz kiyilarinda kendi gögümü bulmaya.

 

BİR YALNIZLIK İŞARETİ

Bir cam gibi önünde
Yüzümü elinle sil,
Hohlayarak üstüne.
Seyret boş bir sokağa
Hüzünle yağışını yağmurun.
Sonra kaplasın yavaşça,
Ilık buğusu soluğunun
Yüzümü baştanbaşa.

Ve bırakıp gittiğinde
Bir küçük boşluk kalsın
Alnını dayadığın yerde;
Bir yalnızlık işareti
İşleyen ta içime.

 

 

SARIL BANA

Bu yaşa geldim içimde bir çocuk hala
Sevgiler bekliyor sürekli senden
İnsanın bir yarısı nedense hep eksik
Ve o eksiği tamamlayayım derken
Var olan aşınıyor zamanla

Anamın bıraktığı yerden sarıl bana

Anılarım kar topluyor inceden
Bir yaşam gibi geçmişin üstüne
Ama yine de bir unutuş değil bu
Sızlatıyor sensizliği tersine
Senin kim olduğunu bile bilmezken
Sevgiden caydığım yerde darıl bana


EVDE YOKLAR

Durmadan avuçlarim terliyor,
inildiyor ardimdan
Girdigim çiktigim kapilar.
Trenim gecikmeli, yüregim bungun,
Bir bir uzaklaşiyor sevdigim insanlar.
Ne zaman bir dosta gitsem,
Evde yoklar.

Dolanip duruyorum ortalikta.
Kedim himbil, yaprak döküyor çiçegim,
Rakim bir türlü beyazlaşmiyor.
Anahtarim güç dönüyor kilidinde,
Nemli aldigim sigaralar.
Ne zaman bir dosta gitsem
Evde yoklar.

Kimi zaman çocugum,
Bir müzik kutusu başucumda
Ve ayimin gözleri saydam.
Kimi zaman gardayim
Yanimda bavulum, yilgin ve ihtiyar.
Ne zaman bir dosta gitsem,
Evde yoklar.

Bekliyorum bir kapinin önünde,
Cebimde yazilmamiş bir mektupla.
Bana karşi ben vardim
Çaldigim kapilarin ardinda,
Ben açtim, ben girdim
Selamlaştik ilk defa.

 

BEN ŞİMDİ BİRAZ

Ben şimdi biraz da
Senin için görüyorum;
Gökyüzünün parlak
Bakış seken mavisini.

Ben şimdi biraz da
Senin için duyuyorum;
Gecenin o sarsak
Yokuş çıkan ezgisini.

Ben şimdi kanayarak
Senin için yaşıyorum;
Sazan derisi gibi
Günlerimi külle soyarak.

 

KUŞLU GAZEL

Koyup zarfın içine, üstünü acıyla pulladım
Sana bir sevinçlik menevişli kuş yolladım

Son kuşlarımdı bunlar, dedim telef olmasın
Geçti artık göğsümde kuş barınmaz anladım

Esti rüzgâr bozuk bozuk, örselendi yüreğim
Eksik gedik nem varsa ezberden tamamladım

Bende sönen şavkıması sürsün diye yaşamın
Bu kuşları senin için gözlerimde sakladım

Kim sürmüş Altıok Metin dünyanın sefasını
Kirletilmiş bir zamanı yürürken adım adım

 

Şairin “Kavaklar” adlı şiiri ise Onno Tunç tarafından bestelenmiş, Sezen Aksu’nun “Sezen Aksu’ 88” albümünde yer almıştır.

 

Ah kavaklar, ah kavaklar
Bedenim üşür, yüreğim sızlar
Beni hoyrat bir makasla
Ah eski bir fotoğraftan oydular

Orda kaldı yanağımın yarısı
Kendini boşlukla tamamlar
Ah omuzumda bir kesik el
Ki hala, hala durmadan kanar

Ah kavaklar, ah kavaklar
Acı düştü peşime
Ah kavaklar, ah kavaklar
Ardımdan ıslık çalar

 

Yazar admin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir